Davos 2026 Zirvesi’nde yapay zekanın (YZ) sadece bir yardımcı araç olmaktan çıkıp, bağımsız hareket edebilen bir “kişilik/aktör” (Agentic AI) haline gelmesi, oturumların en derinlikli konusuydu. Küresel liderlerin ve teknoloji vizyonerlerinin bu konudaki tartışmalarını şu ana başlıklarla özetleyebiliriz:
1. “Agentic AI” (Ajan Yapay Zeka) Devrimi
-
Bağımsız Karar Mekanizması: Artık sadece sorulara yanıt veren bir robot değil; karmaşık iş akışlarını planlayan ve gerçek dünyada işlem yapan “aktörler” tartışıldı.
-
Görünmez Koltuk: Davos’un en çarpıcı yorumu; yönetim kurullarında artık “Algoritma” adında görünmez bir aktörün oturduğuydu. Karar verme yetkisi olan bir yapı, artık bir araç değil, bir otoritedir.
2. Yapay Zeka Kişiliği ve Etik Haklar
YZ’nin bir “kişilik” kazanması, beraberinde ahlaki faillik (moral agency) tartışmalarını getirdi. YZ’nin kendi etik anayasasını benimsemesi, bir aracın kullanım kılavuzundan çok, bir bireyin karakter inşasına benzetiliyor.
⛏️ Türk Madenciliğinde Paradigma Değişimi
Davos’ta ilan edilen bu yeni dönem, Türk madenciliği için hukuki, operasyonel ve ekonomik bir dönüm noktasıdır. Maden Hukuku ve işletmeciliği üzerindeki etkileri şu üç ana eksende analiz edebiliriz:
1. Operasyonel ve Ekonomik Dönüşüm: Araçtan “Maden Stratejisti”ne
Geleneksel sistemlerin aksine Ajan YZ, maden sahasında ve ofiste aktif bir “karar verici” olarak rol alıyor:
-
Piyasa Odaklı Üretim Regülasyonu: YZ ajanları, borsadaki ürün değerlerini anlık takip ederek, kar marjının düştüğü anlarda üretimi regüle edecek tedbirleri otonom olarak alabilir.
-
Dinamik Rezerv Yönetimi: Rezerv rakamlarının değerlendirilmesinde ve “ekonomiklik” kararı verilmesinde; anlık değişen maliyet ve fiyat parametrelerine göre çok hızlı stratejik tedbirler geliştirebilir.
-
Özerk Karar Alma: Sensör verileriyle üretimi homojen tutmak için kazı alanını değiştirebilir veya tesis parametrelerini insan müdahalesi olmadan güncelleyebilir.
2. Hukuki Sorumluluk ve “Elektronik Kişilik” Çatışması
Yapay zekanın bir kişilik kazanması, Türk Maden Hukuku ve Borçlar Hukuku açısından kritik riskler barındırıyor:
-
Kusursuz Sorumluluk ve İlliyet Bağı: TBK m. 66/71 uyarınca işletme sahibinin sorumluluğu esastır. Ancak, kendi anayasası olan bir YZ ajanı öngörülemez bir hata yaptığında sorumluluğun kime ait olduğu tartışmaya açılacaktır.
-
İş Kazaları ve Teknik Nezaret: Bir YZ ajanı kararıyla (örn. göçük riski analizi hatası) kaza yaşanırsa; sorumluluk yazılımcıda mı, işletmecide mi, yoksa “elektronik kişiliği” olan sistemde mi olacaktır? Teknik nezaretçilerin sorumluluk sınırları yeniden tanımlanacaktır.
3. Stratejik Etki: “Sıvı Madencilik”
-
Verimlilik Sıçraması: Öncü şirketler, YZ ajanları sayesinde maliyetlerde %15’e varan düşüşler sağlıyor. Türkiye’nin bu hıza yetişememesi, küresel piyasada rekabetçiliğini yitirmesine yol açabilir.
-
ESG ve Finansman: YZ ajanları tarafından anlık denetlenen ve sürdürülebilirliği ispatlanan madenler, yeşil finansmana çok daha kolay ulaşacaktır.
Sonuç olarak; dünyada ve Türkiye’de madencilik artık sadece teknik bir gelişim değil, yapısal bir dönüşüm yaşıyor.
