Yazar: Av. Ömer GÜNAY (Maden Mühendisi & Hukukçu)

Erzincan İliç sahasında yaşanan süreçlerin ardından işletmeci şirketin hisse devri veya varlık satışı, maden hukukunun en çetrefilli konularından biri olan “sorumluluğun intikali” meselesini tekrar gündeme taşımıştır. 2026 yılı itibarıyla, bir maden sahasını devralmak, sadece yer altı zenginliğini değil, geçmişin tüm hukuki ve çevresel yükümlülüklerini de “külli halefiyet” prensibiyle devralmak demektir.

1. Ruhsat Devrinde “Kusursuz Sorumluluk” Bagajı

Maden Kanunu ve 12 Mart 2026 tarihli yeni yönetmelik hükümleri ışığında; ruhsatı devralan yeni tüzel kişilik, sahanın rehabilite edilmesi ve çevresel izleme süreçlerinden birinci derecede sorumlu hale gelir.

  • Hukuki Statü: İliç gibi yüksek risk profiline sahip sahalarda, yeni malik “zararın benden önce oluştuğu” def’ini (savunmasını) idari makamlara karşı ileri süremez.

  • 2026 Güncellemesi: Artık MAPEG, ruhsat devirlerinde “Geçmiş Yükümlülüklerin Üstlenildiğine Dair Taahhütname”yi çok daha ağır şartlarla talep etmektedir.

2. Şirket Satışında “Tüzel Kişilik” Devamlılığı

Şirket hisselerinin el değiştirmesi, hukuken borçlunun değişmediği (tüzel kişiliğin aynı kaldığı) anlamına gelir.

  • Tazminat Yükü: Kazadan doğan maddi ve manevi tazminat talepleri, rücu ilişkileri saklı kalmak kaydıyla, şirketin yeni sahiplerinin yönetimindeki malvarlığından tahsil edilmeye devam eder.

  • Cezai Sorumluluk İstisnası: Türk Ceza Kanunu’ndaki “Cezaların Şahsiliği” ilkesi uyarınca, kazanın olduğu dönemdeki teknik nezaretçi ve yönetim kurulu üyelerinin hapis cezası riski yeni yönetime geçmez. Ancak şirkete kesilen “Adli Para Cezaları” ve “İdari Para Cezaları” şirketin borcu olarak kalır.

3. 2026’da “Rehabilitasyon Teminatı” ve Satış Bedeli İlişkisi

Yeni mevzuatla birlikte, İliç gibi sahaların satışında “Rehabilitasyon Bedeli”nin güncel tutarı, satış bedelinden mahsup edilmek zorundadır.

  • Kritik Detay: 2026 yılındaki yüksek enflasyonist ortamda, sahanın eski haline getirilme maliyeti bazen satış bedelinin üzerine çıkabilmektedir. Bu durum, “Negatif Varlık Satışı” (borçlu şirketin üzerine para verilerek devredilmesi) gibi nadir hukuki senaryoları doğurmaktadır.

4. Sonuç: Hukuki “Due Diligence” (Durum Tespiti) Zorunluluğu

İliç operasyonunun devri, madencilik sektöründe “sadece ruhsata değil, hukuki geçmişe bakma” dönemini başlatmıştır. Satın alma sözleşmelerine konulan “geçmiş zararlardan ari tutma” (indemnity) maddeleri, idareye karşı hüküm doğurmasa da, alıcı şirketin rücu hakkını koruması açısından hayati önemdedir.

© 2016 Av. Ömer Günay

Avukat ÖMER GÜNAY

+90 536 892 51 45

omerguna@hotmail.com

Kızılay Mah. Necatibey Cad. 19/1 Çankaya - ANKARA

error: Content is protected !!