Madencilik faaliyetlerinde 1 a grubu madenler özel bir statüye tabidir. Bu madenlerin stratejik ve ekonomik önemi nedeniyle ayrı bir statüye tabi olmalarının nedenleri şu şekilde açıklanabilir:

  • İnşaat ve Altyapı Sektörü İçin Temel Malzeme Olması: I (a) Grubu madenler (kum, çakıl, SiO₂ oranı %80’in altındaki kum), inşaat, yol yapımı ve altyapı projelerinde vazgeçilmez hammaddelerdir. Bu madenler olmadan inşaat faaliyetlerinin sürdürülmesi mümkün değildir.
  • Ekonomik Değer İçermesi: Bu madenler, ülke ekonomisine önemli katkı sağlar. Özellikle inşaat sektörünün büyümesi ve kentsel dönüşüm projeleri, I (a) Grubu madenlere olan talebi artırmaktadır.
  • Doğada Bol Bulunması: Kum ve çakıl, doğada yaygın olarak bulunur ve çıkarılmaları nispeten kolaydır. Bu durum, bu madenlerin kaçakçılık ve kontrolsüz çıkarım riskini artırır.
  • Yerel Ekonomiye Katkısı: Bu madenlerin çıkarılması ve işlenmesi, yerel istihdam ve ekonomi için önemli bir kaynak oluşturur. Bu nedenle, bu madenlerin düzenli ve kontrollü işletilmesi büyük önem taşır.
  • Çevresel Riskler İçermesi: Kum ve çakıl çıkarımı, özellikle akarsu yatakları ve denizlerde ekolojik dengeyi bozabilir. Aşırı çıkarım, su kaynaklarının tükenmesine, habitatların yok olmasına ve erozyona neden olabilir.

1 a grubu madenlerdeki ilk sorun, 1a grubunun tanımlanmasında yaşanmaktadır.

1a Grubu Madenlerin Tanımı:

Maden Kanunu’nda 1 a grubu madenler İkinci Maddede “İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl.” olarak tanımlanmaktadır.

Maden Yönetmeliği’nde ise 1 a grubu madenler şu şekilde tanımlanmıştır: “İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl, %80’in altında SiO₂ içeren kum, ariyet malzemesi ve SiO₂ oranına bakılmaksızın denizlerdeki ve akarsu yataklarındaki kum ve çakıllar.”

Ariyet malzemesi ise şu şekilde tanımlanmaktadır: “Kayaçların doğal ve jeolojik etkenler sonucu kırılması, ufalanması, alterasyonu, taşınması ve/veya yerinde çökelimi ile oluşan; çakıl, kum, silt ve mil içeren gevşek malzeme ile yamaç molozu niteliğinde olan ve yapılarda dolgu olarak kullanılan malzemeyi ifade eder.”

Maden Kanunu’nun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliği’nde ise 1 A Grubu Madenler İkinci maddede şu şekilde tanımlanmıştır: “…inşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl, %80’in altında SiO₂ içeren kum, akarsu yataklarındaki ve SiO₂ oranına bakılmaksızın denizlerdeki kum, çakıl alanları ile ariyet malzemesi.”

Ariyet Malzemesi: “Kayaçların doğal ve jeolojik etkenler sonucu kırılması, ufalanması, alterasyonu, taşınması ve/veya yerinde çökelimi ile oluşan; çakıl, kum, silt ve mil içeren gevşek malzeme ile yamaç molozu niteliğinde olan ve dolgu olarak kullanılan malzemeyi ifade eder.”

Maden Kanunu ile yönetmelikler arasındaki fark, detay ve kapsam açısından ortaya çıkmaktadır. İlk tanımda, 1 a grubu madenler sadece “inşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl” olarak tanımlanırken, Maden Yönetmeliği’ndeki tanım daha kapsamlı ve detaylıdır. İkinci tanımda, aynı grup madenler için ek bilgiler ve sınırlamalar getirilmiştir:

SiO₂ İçeriği: Maden Yönetmeliği’ndeki tanımda, %80’in altında SiO₂ içeren kumlar da bu gruba dahil edilmiştir. Bu, Kanun’daki tanımı aşmaktadır.

Ariyet Malzemesi: İkinci tanımda, ariyet malzemesi de bu gruba dahil edilmiştir. Ariyet malzemesi, genellikle dolgu malzemesi olarak kullanılan ve inşaat işlerinde yaygın olarak kullanılan bir malzemedir. Bu, tanımın kapsamını genişletmiştir ve Maden Kanunu’na uygun olmayan bir genişlemedir.

Deniz ve Akarsu Kum ve Çakılları: Maden Yönetmeliği’ndeki tanımda, denizlerdeki ve akarsu yataklarındaki kum ve çakıllar, SiO₂ oranına bakılmaksızın bu gruba dahil edilmiştir. Bu, doğal kaynakların kullanımına dair daha geniş bir perspektif sunar.

Sonuç olarak, 1 a grubu Maden Yönetmeliği’ndeki tanım, ilk tanıma göre daha detaylı ve kapsamlı olmakla birlikte Kanun’daki tanımla çelişmektedir. Örneğin, kanunda olmadığı halde, sadece yönetmeliklerde ariyet malzemesi tanımı yapılmış, bu nedenle grubun kapsamı kanuna aykırı olarak oldukça fazla genişletilmiştir.

Yine Maden Kanunu’nda, “Bu gruplarda yer alan madenlerin özellikleri ile bu maddede yer almayan bir madenin grubunun tespitine ait esas ve usuller Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenleme yönetmeliğe bırakılmış iken, doğrudan yapılan bu ilave hukuka aykırıdır.

Yönetmelikte geçen 1a grubu tanımı, kanundaki tanımla uyuşmamaktadır. Kanun’daki düzenleme dışında yer alan, “… %80’in altında SiO₂ içeren kum, ariyet malzemesi ve SiO₂ oranına bakılmaksızın denizlerdeki ve akarsu yataklarındaki kum ve çakıllar,” tanımlaması hukuka aykırıdır.

Dolayısıyla, Yönetmeliklerde yer alan bu kısmın Maden Kanunu’na ve Anayasa’ya aykırı olduğu söylenebilir.

1 a Grubu Madenlerde Yetkili İdare:

1 a grubu madenlerde yetki sorunu oldukça karmaşıktır. Şöyle ki:

1 a grubundaki tanım, maden sayıldığı için, madenlerle ilgili Anayasa’da kaynak düzenleme Madde 168’dir.

Madde 168 – Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.

Denilerek konu ile düzenlemelerin kanunla yapılabileceği anlaşılmaktadır.

Maden Kanunu’nda yetkili idare,

Bakanlık: Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı.

Genel Müdürlük: (Değişik:14/2/2019-7164/5 md.) Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü.

Olarak tanımlanmışken,

Maden Yönetmeliği’nde yetkili idare için tanımlara başvurduğumuzda

Bakanlık: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını,

Genel Müdürlük: Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünü,

TPAO: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığını,

ifade eder, düzenlemesini görüyoruz.

Maden Kanunu’nun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliği’nde ise

Bakanlık: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını,

Genel Müdürlük: Maden İşleri Genel Müdürlüğünü,

İlgili Valilik: Ruhsatın verildiği ve ruhsat alanının bulunduğu ilin valiliğini

İlgili İdare: İl özel idaresini,

tanımları mevcuttur.

Sonuç olarak, Maden Kanunu’nun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliği’nde, Maden Kanunu’nda ve Maden Yönetmeliği’nde olmayan “ilgili Valilik” ve “ilgili idare” tanımı yapılmış ve yetkili idare kavramı ihdas edilmiştir.

Bu iki kavram da kanun ve yönetmelikle uyuşmamaktadır. Yönetmelikte, yeni ihdas edilen kavram ve tanımların Anayasa 168’e göre ancak kanunla yapılabileceği için yönetmelikle yapılan bu düzenlemeler aynı zamanda kanundaki düzenleyici kuralları açıklamak amacında olmadığı, yeni kavram ve tanımlar yapıldığı için Kanun’un amacına da, MAPEG kuruluş kararına da aykırıdır.

Bu nedenle, Anayasa 168’e göre “… Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.” emredici hükmü nedeniyle kanuna ve Anayasa’ya aykırı yönetmelik hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı olarak nitelendirilebilir.

5177 sayılı Kanun’un 24’üncü maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na ilave edilen Ek Madde 2’de yer alan; “(Ek :26/5/2004 – 5177/24 md.) Bakanlık, Genel Müdürlüğün bu Kanunda belirtilen yetkilerinden uygun gördüklerini valiliklere verebilir.” hükmü gereği, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12 nci maddesinin 3 üncü ve 5 inci fıkrasına aykırı maden üretim ve sevkiyatı yapıldığının tespit edilmesi halinde Valiliklerce idari para cezası verilmesi için 01.02.2006 tarihli ve 4 sayılı Bakanlık Oluru alınarak yetki devri yapılmış, yetki devri çerçevesinde işlem yapılması için tüm Valiliklere 13.03.2006 tarihli ve 202056202136 sayılı yazılar yazılmış, aynı zamanda kaçak maden üretimini engellemek ve bu konuda etkin mücadele etmek amacıyla 10.06.2010 tarihli ve 5995 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12 nci ve 13 üncü maddelerinde değişiklik yapılarak yeniden düzenlendiğinden, ruhsatsız ve izinsiz maden üretim ve sevkiyatı yapıldığının tespit edilmesi halinde, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12 nci maddesi kapsamında gerekli işlemlerin yapılması, idari para cezası uygulanması durumunda, idari para cezalarının tahsillerine 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun uygulanmasına yönelik olarak yayımlanan Maliye Bakanlığı’nın 442 nolu Tahsilat Genel Tebliği’nin ilgili hükümlerinin uygulanmasına müteakip 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 13 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereği işlem tesis edilerek, gerektiğinde 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere görevli vergi dairelerine bildirilmesi hususunda alınan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün 01/02/2006 tarihli ve 4 sayılı Oluruna istinaden Valiliklere devredilen yetki devri MAPEG’in 10/11/2010 tarihli yazısı bildirilmiştir.

Ancak yetkiyi düzenleyen Maden Kanunu’ndaki kanun, açık ve belirli değildir. Hangi yetkinin, ne kadar süre ile ve hangi sınırlandırmalar çerçevesinde yetki devrinin yapıldığı anlaşılmamaktadır. Oysa Anayasa 168’de bu düzenlemenin kanunun açık iznine bağlı olduğu şerh edilmektedir. Bu durum, Anayasa’da belirtilen açık izin kuralına aykırılık teşkil etmektedir.

Ayrıca, Bakanlık yetkisini içeren yasal düzenleme tarihi 26.05.2004’tür. Oysa MAPEG’in kuruluşunu düzenleyen Cumhurbaşkanlığı 4 nolu Kararı 15 Temmuz 2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanmıştır. MAPEG’in teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen Cumhurbaşkanlığı kararı daha yakın tarihlidir. İlgili kararda 1 a grubu madenlerle ilgili hiçbir istisna düzenlemesi mevcut değildir. Bakanlığa yetki verilmesi ile ilgili bir düzenlemeye de tesadüf edilmemiştir. Bu nedenle de 26.05.2004 tarihli Bakanlık yetkisinin Cumhurbaşkanlığı’nın yeni bir yetki kararına kadar uygulanamayacağını iddia etmek mümkündür.

Sonuç olarak, hem 1 a grubunun tanımı, hem de 1 a grubu madenlerdeki yetki unsuru ile ilgili düzenlemeler hukuka aykırılıklar içermektedir.

© 2016 Av. Ömer Günay

Avukat ÖMER GÜNAY

+90 536 892 51 45

omerguna@hotmail.com

Kızılay Mah. Necatibey Cad. 19/1 Çankaya - ANKARA