Yeni Kitap: Madencilikte ÇED ve İzin Yönetimi Hukuku
Av. Ömer Günay’ın madencilik hukukunu teknik, çevresel ve etik boyutlarıyla ele aldığı “Madencilikte ÇED ve İzin Yönetimi Hukuku” adlı kitabı, Temmuz 2026 tarihinde Seçkin Yayıncılık tarafından yayımlandı.
Madencilik faaliyetlerinin yalnızca ruhsat, izin ve idari prosedürlerden ibaret olmadığını ortaya koyan eser; hukukçuların, mühendislerin, kamu görevlilerinin, akademisyenlerin ve madencilik sektöründe çalışan uygulayıcıların yararlanabileceği disiplinler arası bir kaynak niteliği taşıyor.
Kitapta madencilik hukuku; çevresel etki değerlendirmesi, ruhsatlandırma, izin yönetimi, kamu yararı, toplumsal sorumluluk ve meslek etiği ekseninde inceleniyor. Hukuki düzenlemelerin yanı sıra madencilik faaliyetlerinin doğa, insan, yerel toplumlar ve gelecek kuşaklar üzerindeki etkileri de değerlendiriliyor.
“Madencilik doğaya karşı değil, doğa ile birlikte yapılabilir. Bu romantik bir hayal değil, aksine çağımızın hukuki, teknik ve etik gereğidir.”
Eserde, kamu yararı kavramının yalnızca ekonomik kazanç veya güncel ihtiyaçlar üzerinden değerlendirilemeyeceği; toprağın, suyun, havanın ve gelecek kuşakların korunmasının da kamu yararının ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanıyor.
Avukatların bir maden dosyasını incelerken yalnızca Maden Kanunu hükümlerini değil, faaliyetin yürütüleceği alanın jeolojik yapısını, ekosistemini ve çevresindeki yerleşimleri de dikkate alması gerektiği belirtiliyor. Benzer şekilde, mühendislerin hazırladıkları ve imzaladıkları teknik raporların yalnızca teknik bir belge değil, aynı zamanda hukuki ve ahlaki bir taahhüt niteliği taşıdığı ifade ediliyor.
Soma, İliç ve Brumadinho gibi ağır sonuçlar doğuran madencilik facialarından hareketle teknik kararların, idari izinlerin ve hukuki denetimin insan yaşamı ve çevre güvenliği bakımından taşıdığı sorumluluk ayrıntılı biçimde tartışılıyor.
Disiplinler Arası Bir Madencilik Hukuku Yaklaşımı
Madencilikte ÇED ve İzin Yönetimi Hukuku, madencilik faaliyetlerini yalnızca pozitif hukuk kurallarıyla sınırlı biçimde ele almıyor.
Kitapta madencilik ve doğa ilişkisi;
- Göbeklitepe’den modern sanayi devrimine uzanan tarihsel süreç,
- Kant ve Heidegger’in doğa ve insan anlayışları,
- Doğu düşüncesinin doğayla uyum yaklaşımı,
- dinî ve ahlaki sorumluluk anlayışları,
- İslam hukukundaki “emanet” bilinci,
- kamu yararı ile özel çıkar arasındaki gerilim,
- mesleki etik ve jeoetik sorumluluk
çerçevesinde değerlendiriliyor.
Bu yönüyle eser, madencilik faaliyetlerine ilişkin hukuki uyuşmazlıkların yalnızca mevzuat hükümleri üzerinden değil; tarihsel, felsefi, toplumsal ve etik bağlamlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini savunuyor.
Kitabın Konu Başlıkları
- Tarihsel ve Felsefi Temeller
- Doğu Düşüncesi ve Dinî Yaklaşımlar
- Madencilik ve Doğa Anlayışları
- Hukuki ve Kurumsal Çerçeve
- Madencilikte Etik ve Sorumluluk
- Kamu Yararı – Özel Çıkar Çatışması
- Madencilik ve Toplum
- Madencilik ve Gelecek
Kitap Bilgileri
| Bilgi | Açıklama |
|---|---|
| Kitabın Adı | Madencilikte ÇED ve İzin Yönetimi Hukuku |
| Alt Başlık | Mühendisler ve Hukukçular İçin Ruhsat, Madencilik İzni ve Jeoetik Sorumluluk Rehberi |
| Yazar | Av. Ömer Günay |
| Baskı | 1. Baskı |
| Yayın Tarihi | Temmuz 2026 |
| Dil | Türkçe |
| Ebat | 16 × 24 cm |
| Sayfa Sayısı | 216 |
| Kapak Türü | Karton Kapaklı |
| ISBN | 978-625-381-982-8 |
| Yayınevi | Seçkin Yayıncılık |
Kimler İçin?
Kitap özellikle;
- madencilik hukuku alanında çalışan avukatlar,
- maden, jeoloji ve çevre mühendisleri,
- ÇED ve çevre izin süreçlerini yürüten uzmanlar,
- ruhsat ve izin süreçlerinden sorumlu şirket yöneticileri,
- kamu kurumlarında görev yapan uzmanlar ve hukukçular,
- akademisyenler ve öğrenciler,
- madencilik, çevre hukuku ve sürdürülebilirlik alanlarına ilgi duyan okuyucular
için hazırlanmıştır.
Satın Alma
Kitaba Seçkin Yayıncılık’ın internet sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz:
Madencilikte ÇED ve İzin Yönetimi Hukuku – İncelemek ve satın almak için tıklayın
Madencilikte ÇED ve İzin Yönetimi Hukuku, madencilik faaliyetlerinin hukuka uygun biçimde yürütülmesinin ötesinde, doğaya, topluma ve gelecek kuşaklara karşı nasıl bir sorumluluk anlayışı geliştirilmesi gerektiği sorusuna da cevap arıyor.