10.08.2026
Maden Hukuku
13 DK OKUMA
Maden Ruhsatının Hukukî Niteliği ve Adlî Yargı Kararlarının İdarî Makamlarca Uygulanması Sorunu
Türk hukukunda kanun yoluna başvurulmasının hükmün icrasına etkisi, HMK m. 350 ve m. 367’de düzenlenmiştir. Kural, kanun yoluna başvurmanın kararın icrasını durdurmamasıdır; kesinleşme şartı ise sınırlı sayıda karar bakımından öngörülmüş bir istisnadır. Bu istisnaların kapsamı, uygulamada özellikle “taşınmaz mal ile ilgili aynî haklar” ölçütü bakımından tartışma yaratmaktadır.
İncelemeye konu olan tipik uyuşmazlık, tam da bu ölçütün maden ruhsatları bakımından uygulanıp uygulanmayacağı noktasında düğümlenmektedir. Bununla birlikte, uyuşmazlığın asıl katmanı, salt “taşınır-taşınmaz” tartışmasından ibaret değildir; adlî yargı kararının idarî makamlarca (MAPEG) infazı sırasında, idarenin sahip olduğu bağımsız inceleme yetkisinin kapsamı ve bu sürecin idarî yargı tarafından denetimi, meselenin özünü oluşturmaktadır.
Bu çalışmada, anonimleştirilmiş bir örnek olay üzerinden, maden ruhsatının hukukî niteliği, maden sicilinin işlevi, adlî yargı kararlarında kesinleşme şartı (HMK m. 350/2 ve 367/2), idarî işlemin hukukî rejimi (Anayasa m. 138/4) ve nihayet adlî yargı kararı ile idarî işlem arasındaki ilişki üçlü bir perspektifle ele alınacaktır.
09.08.2026
Hukuki Değerlendirme
11 DK OKUMA
Yer Altında Sıcak Su, Sokakta Kazı
İzmir'in Dikili ilçesinde iki süreç aynı anda yürüyor. Bir yanda Dünya Bankası'nın 65 milyon dolarlık finansmanıyla kurulan, 50 sera ve 47 sanayi parseliyle 3 bin 500 kişiye istihdam hedefleyen Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi. Öbür yanda ise ilçenin konutları için sokaklar kazılarak yayılan doğal gaz şebekesi. Yani jeotermal enerji seraya ve sanayiye taşınırken, aynı ilçenin evleri Ithal Fosil yakıta yöneliyor. Bu yazı, tablonun arkasındaki asıl nedeni tartışıyor: doğal gaza tanınan düzenleyici güvencenin jeotermale tanınmaması ve bunun yerel yönetim üzerinde yarattığı ekonomik baskı.
04.08.2026
Maden Mühendisliği
4 DK OKUMA
Bir Maden Yatağının Üretime Giden Uzun ve Belirsiz Yolu
Bir ülkenin toprağında altın ya da bakır bulunması, çoğu insanın zihninde bir "zenginlik anı" olarak canlanır. Oysa gerçek çok daha soğuk: bir keşif, kendiliğinden hiçbir değer yaratmaz. Maden ancak fiilen üretime geçtiğinde ekonomiye katkı sağlar. Ve keşif ile üretim arasındaki yol, çoğu zaman on yılları bulan, sonu belirsiz bir yolculuktur.
Bu yolculuğu belki de en sağlam biçimde ölçen çalışmalardan biri, Dünya Bankası'nın 2016 tarihli "From Commodity Discovery to Production" başlıklı politika araştırma tebliğidir (WPS7823). Tehmina Khan, Trang Nguyen, Franziska Ohnsorge ve madencilik ekonomisinin önde gelen isimlerinden Richard Schodde (MinEx Consulting) tarafından kaleme alınan çalışma, sektörün en çok konuşulan ama en az niceliksel olarak ele alınan sorusuna eğiliyor: Bir keşif neden bazı yerlerde hızla madene dönüşürken, bazı yerlerde on yıllarca beklemede kalır?
03.08.2026
Maden Mühendisliği
9 DK OKUMA
Türkiye’de Hidrojenin Maden Statüsü Kazanması: Hukuki Gelişmeler, Enerji Dönüşümü ve Küresel Rekabet
Hidrojen, 21. yüzyılın en stratejik enerji taşıyıcılarından biri olarak kabul edilmekte ve küresel ölçekte temiz enerji dönüşümünün merkezinde yer almaktadır. Türkiye, 31 Temmuz 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle doğal hidrojen gazını “üçüncü grup maden” statüsüne dahil ederek bu alandaki hukuki belirsizlikleri ortadan kaldırmış ve yatırım önünü açmıştır. Bu makale, Türkiye’de hidrojenin maden olarak kabul edilmesine ilişkin yasal gelişmeleri, hidrojenden enerji elde etme yöntemlerini, küresel hidrojen yarışındaki güncel durumu ve Türkiye’nin bu alandaki mevcut projeleri ile stratejik hedeflerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Çalışma, hidrojen teknolojilerinin enerji güvenliği, iklim hedefleri ve ekonomik kalkınma açısından taşıdığı önemi vurgularken, Türkiye’nin sahip olduğu yenilenebilir enerji potansiyeli ve jeopolitik konumunun ülkeyi bölgesel bir hidrojen merkezi haline getirme fırsatını tartışmaktadır.
02.08.2026
Maden Hukuku
7 DK OKUMA
MADEN YÖNETMELİĞİ’NDE 31 Temmuz 2026 DEĞİŞİKLİKLERİ: ANAYASA, MADEN KANUNU VE HUKUKİ GÜVENLİK AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRME
31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile Maden Yönetmeliği’nde iki önemli değişiklik yapılmıştır. Birincisi, III. Grup madenler arasına “hidrojen (H₂) gazı” eklenmesi; ikincisi ise rödövans sözleşmelerinin sicilden silinmesinde “kesinleşmiş bir” ibaresinin kaldırılmasıdır. Bu çalışma, her iki değişikliği Anayasa’nın 168. maddesi, 3213 sayılı Maden Kanunu ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ele almakta; ilk değişikliğin açıkça kanunilik ilkesine aykırı olduğunu, ikinci değişikliğin ise hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri açısından ciddi sakıncalar taşıdığını ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: Maden hukuku, hidrojen, rödövans, Anayasa m.168, kanunilik ilkesi, hukuki güvenlik, idari yargı.
31.07.2026
Maden Hukuku
14 DK OKUMA
Maden Arama Ruhsatında İşletilebilir Rezerv Bulunamaması Hâlinde Ruhsat ve İhale Bedelinin İadesi
11/12/2022 tarihli Madencilik Yönetmeliği'nin arama dönemi rejimi, 30/10/2025 tarihli değişikliğle yeniden şekillenmiş, ekonomik olarak uygulanabilir bir rezerv bulunmadığında, belirli koşullar sağlandığı sürece, arama lisans ücreti ve ihale ücretinin lisans sahibine iade edilmesini öngörmektedir (Madde 15/16). Bu çalışma, iade hükümünü idari hukukun kavramsal araçları aracılığıyla incelerek, iadenin yasal doğasını, toplanan ücretin karakterini, yönetimin bağlı yetkisi mi yoksa takdire yetkisi mi kullandığını, başvuru gerekliliğinin usul sonuçlarını ve hükümün yasallık ilkesiyle uyumunu ele almaktadır. İade ödemesinin idari hataya değil, karşılıklı performans ve eşitlik dengesine dayanan bir telafi gerekçesine dayandığını savunur; koşullar sağlandığında yönetimin sınırlı bir yetkisi altında hareket ettiğini; ve iadenin reddedilmesine dair bir idari eylem veya idari eylemsizlik yargısal denetime tabi olacaktır. Çalışma, iadeyi masrafların geri ödemesinden ayırır ve arama riskinin lisans sahibinde kaldığını ve masrafların geri ödemesinin ancak idari veya kamu müdahalesinin faaliyeti engellediği durumlarda ortaya çıkabileceğini savunur.
Anahtar kelimeler: Madencilik hukuku, arama lisansı, lisans ücretinin iadesi, bağlı yetkinliği, yasallık ilkesi.