Ömer Günay. Maden Mühendisi </> Avukat
28.05.2026
Maden Mühendisliği
7 DK OKUMA
Türkiye Madencilik Sektöründe Faaliyet Büyüklüklerinin Değişimi

Bu çalışma, Türkiye madencilik ve taşocakçılığı sektörünün son on yıllık dönemde gösterdiği gelişimi üç ayrı boyutta incelemektedir: üretim hacmi, ekonomi içindeki ağırlık ve işletmelerin sayısal ile yapısal görünümü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanan inceleme, sektörün reel üretiminin 2015–2021 döneminde belirgin biçimde arttığını, ancak bu büyümenin ne ekonomideki payına ne de işletme sayısına yansıdığını ortaya koymaktadır. Sektör, üretim artışını yeni firmalar veya yeni istihdam yaratarak değil, mevcut yapının daha yoğun çalışmasıyla gerçekleştirmiştir. İşletme yapısı ise çok sayıda mikro ölçekli girişim ile az sayıda büyük ölçekli işletmenin bir arada bulunduğu ikili (dual) bir görünüm sergilemektedir.

24.05.2026
Maden Mühendisliği
8 DK OKUMA
Türkiye’de Madencilik Ekonomisi ve Kamu Gelirlerinin Analizi: 2011–2024 Dönemi Devlet Hakkı Gelirlerinin Yapısal Karakteristiği ve Mevzuat Etkisi

Madencilik sektörü, yeraltı kaynaklarının ekonomik hayata kazandırılmasının yanı sıra, devletin egemenlik hakkına dayalı olarak elde ettiği mali gelirler kanalıyla kamu bütçesi için stratejik bir öneme sahiptir. Türkiye’de maden istihracı yapan gerçek veya tüzel kişilerin Maden Kanunu uyarınca devlete ödemekle yükümlü olduğu "Devlet Hakkı", sektörün mali takibinde en somut göstergelerden biridir. Bu çalışmada, Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yayımlanan 2011–2024 dönemi devlet hakkı tahakkuk verileri ile aynı döneme ait metalik maden üretim tonajları, altın fiyatları ve yasal oran değişiklikleri analitik bir yaklaşımla incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, cari (nominal) verilerin ötesine geçerek kamu gelirlerini Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile reel hale getirmek; bütçe gelirlerindeki artışın arkasındaki kök nedenlerin fiziksel üretim genişlemesinden mi, küresel emtia fiyatlarından mı yoksa idari-hukuki müdahalelerden mi kaynaklandığını tespit etmektir.

22.05.2026
Maden Mühendisliği
10 DK OKUMA
Türkiye Madencilik Sektörünün Yapısal Dönüşümü: Sektör Bilançoları Üzerinden 2009-2023 Dönemi Reel Analizi

Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Sektör Bilançoları veri tabanından elde edilen NACE B — Madencilik ve Taş Ocakçılığı sektörünün dört alt kolundaki (Kömür ve Linyit Çıkartılması, Metal Cevherleri Madenciliği, Diğer Madencilik ve Taş Ocakçılığı, Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri) pasif kalemlerinin 2009-2023 dönemindeki gelişimini reel bazda analiz etmektedir. Yüksek enflasyon ortamında nominal değerlerin yarattığı yanılsamayı ortadan kaldırmak amacıyla seriler hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE ile deflate edilmiş; iki yöntemin ürettiği sonuçlar karşılaştırılmıştır. Bulgular, sektörün nominal anlamda 28 katı büyümesine karşın reel olarak yalnızca 1,8 katı büyüdüğünü (yıllık reel %4,4); büyümenin neredeyse tamamının Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri (NACE 09) alt sektöründen geldiğini; Kömür ve Linyit alt sektörünün ise reel olarak küçüldüğünü (yıllık %3,6 daralma) göstermektedir. 2020 sonrası yoğunlaşan petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetleri (Sakarya Gaz Sahası, Gabar petrol keşfi) sektörü hizmet-yoğun bir yapıya dönüştürmüş; 09 alt sektörünün sektör içindeki payı %7'den %34'e yükselmiştir. Çalışma ayrıca, bilanço kalemlerinin reel analizinde Yİ-ÜFE'nin TÜFE'ye kıyasla daha uygun bir deflatör olduğunu, özellikle 2018 sonrası dönemde iki endeks arasındaki açılmanın metodolojik tercihi belirleyici hale getirdiğini ortaya koymaktadır.

20.05.2026
Maden Mühendisliği
11 DK OKUMA
TÜRKİYE'NİN ALTIN REZERVLERİ

Türk medyasında ve sektör söyleminde Türkiye'nin altın rezervi konusunda büyük bir kavram karmaşası bulunmaktadır. "6.500 ton potansiyel", "5.000 ton yeraltında bekleyen altın", "300 milyar dolar değerinde rezerv" gibi ifadeler sıklıkla rezerv (reserve) ile eşdeğer kullanılmakta ve kamuoyu yanıltılmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin altın varlığını üç farklı güvenilirlik düzeyinde sınıflandırmakta ve uluslararası standartlara (NI 43-101 ve UMREK) göre sondajla doğrulanmış rakamları öne çıkararak, Türkiye'nin küresel altın piyasasındaki gerçek yerini ortaya koymaktadır.