Ömer Günay. Maden Mühendisi </> Avukat
Maden Mühendisliği — 22.05.2026

Türkiye Madencilik Sektörünün Yapısal Dönüşümü: Sektör Bilançoları Üzerinden 2009-2023 Dönemi Reel Analizi

Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Sektör Bilançoları veri tabanından elde edilen NACE B — Madencilik ve Taş Ocakçılığı sektörünün dört alt kolundaki (Kömür ve Linyit Çıkartılması, Metal Cevherleri Madenciliği, Diğer Madencilik ve Taş Ocakçılığı, Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri) pasif kalemlerinin 2009-2023 dönemindeki gelişimini reel bazda analiz etmektedir. Yüksek enflasyon ortamında nominal değerlerin yarattığı yanılsamayı ortadan kaldırmak amacıyla seriler hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE ile deflate edilmiş; iki yöntemin ürettiği sonuçlar karşılaştırılmıştır. Bulgular, sektörün nominal anlamda 28 katı büyümesine karşın reel olarak yalnızca 1,8 katı büyüdüğünü (yıllık reel %4,4); büyümenin neredeyse tamamının Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri (NACE 09) alt sektöründen geldiğini; Kömür ve Linyit alt sektörünün ise reel olarak küçüldüğünü (yıllık %3,6 daralma) göstermektedir. 2020 sonrası yoğunlaşan petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetleri (Sakarya Gaz Sahası, Gabar petrol keşfi) sektörü hizmet-yoğun bir yapıya dönüştürmüş; 09 alt sektörünün sektör içindeki payı %7'den %34'e yükselmiştir. Çalışma ayrıca, bilanço kalemlerinin reel analizinde Yİ-ÜFE'nin TÜFE'ye kıyasla daha uygun bir deflatör olduğunu, özellikle 2018 sonrası dönemde iki endeks arasındaki açılmanın metodolojik tercihi belirleyici hale getirdiğini ortaya koymaktadır.
Okumaya devam et
Okuma Süresi: 11 Dk | Kategori: Maden Mühendisliği

Türkiye Madencilik Sektörünün Yapısal Dönüşümü: Sektör Bilançoları Üzerinden 2009-2023 Dönemi Reel Analizi

Türkiye Madencilik Sektörünün Yapısal Dönüşümü: Sektör Bilançoları Üzerinden 2009-2023 Dönemi Reel Analizi

Ömer Günay

Maden Mühendisi-Avukat

omerguna @hotmail.com

Özet

Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Sektör Bilançoları veri tabanından elde edilen NACE B — Madencilik ve Taş Ocakçılığı sektörünün dört alt kolundaki (Kömür ve Linyit Çıkartılması, Metal Cevherleri Madenciliği, Diğer Madencilik ve Taş Ocakçılığı, Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri) pasif kalemlerinin 2009-2023 dönemindeki gelişimini reel bazda analiz etmektedir. Yüksek enflasyon ortamında nominal değerlerin yarattığı yanılsamayı ortadan kaldırmak amacıyla seriler hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE ile deflate edilmiş; iki yöntemin ürettiği sonuçlar karşılaştırılmıştır. Bulgular, sektörün nominal anlamda 28 katı büyümesine karşın reel olarak yalnızca 1,8 katı büyüdüğünü (yıllık reel %4,4); büyümenin neredeyse tamamının Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri (NACE 09) alt sektöründen geldiğini; Kömür ve Linyit alt sektörünün ise reel olarak küçüldüğünü (yıllık %3,6 daralma) göstermektedir. 2020 sonrası yoğunlaşan petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetleri (Sakarya Gaz Sahası, Gabar petrol keşfi) sektörü hizmet-yoğun bir yapıya dönüştürmüş; 09 alt sektörünün sektör içindeki payı %7'den %34'e yükselmiştir. Çalışma ayrıca, bilanço kalemlerinin reel analizinde Yİ-ÜFE'nin TÜFE'ye kıyasla daha uygun bir deflatör olduğunu, özellikle 2018 sonrası dönemde iki endeks arasındaki açılmanın metodolojik tercihi belirleyici hale getirdiğini ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelimeler: Madencilik sektörü, sektör bilançoları, reel analiz, deflatör seçimi, TÜFE, Yİ-ÜFE, TCMB EVDS, NACE B, yapısal dönüşüm.

JEL Sınıflandırması: L72, Q32, E31, C43

1. Giriş

Madencilik sektörü, ekonomik kalkınmanın temel taşlarından biri olmakla birlikte, ülkelerin enerji güvenliği, sanayi politikaları ve cari işlemler dengesi açısından stratejik bir öneme sahiptir. Türkiye, jeolojik konumu ve maden çeşitliliği bakımından zengin bir potansiyele sahip olmasına rağmen, sektörün makroekonomik göstergeler içindeki payı tarihsel olarak sınırlı kalmıştır. Ancak son 15 yıllık dönemde sektörün hem büyüklük hem de iç kompozisyon açısından kayda değer değişimler geçirdiği gözlemlenmektedir.

Türkiye gibi yüksek ve değişken enflasyon yaşamış bir ekonomide, sektörel finansal verilerin nominal değerleri üzerinden yapılan analizler ciddi yanılsamalara yol açmaktadır. Özellikle 2021-2023 döneminde yıllık TÜFE'nin %72'ye, Yİ-ÜFE'nin %128'e ulaştığı koşullarda, nominal büyüme rakamları gerçek ekonomik faaliyetin boyutunu yansıtmamaktadır. Bu nedenle reel analiz yalnızca bir tercih değil, metodolojik bir zorunluluktur.

Bu çalışmanın amacı, NACE B — Madencilik ve Taş Ocakçılığı sektörünün dört alt kolundaki (NACE 05, 07, 08, 09) pasif gelişimini 2009-2023 döneminde reel bazda analiz etmek, sektörün iç kompozisyonundaki dönüşümü ortaya koymak ve bilanço analizinde deflatör seçiminin sonuçları nasıl etkilediğini tartışmaktır. Çalışma üç temel araştırma sorusuna yanıt aramaktadır:

  • (i) Türkiye madencilik sektörünün reel büyüme performansı incelenen dönemde nasıl bir seyir izlemiştir?
  • (ii) Alt sektörler arasında nasıl bir kompozisyonel dönüşüm yaşanmıştır ve bu dönüşümün arkasındaki dinamikler nelerdir?
  • (iii) Bilanço analizinde TÜFE ve Yİ-ÜFE deflatörlerinin tercihi sonuçları ne ölçüde değiştirmektedir?

Çalışmanın geri kalanı şu şekilde organize edilmiştir: İkinci bölüm konuyla ilgili literatürü tanıtmakta, üçüncü bölüm veri ve yöntemi açıklamakta, dördüncü bölüm bulguları sunmakta, beşinci bölüm bulguları tartışmakta ve son bölüm genel sonuçlar ile politika önerilerini içermektedir.

2. Literatür Taraması

Türkiye'de sektörel bilanço analizi literatürü, TCMB tarafından düzenli olarak yayımlanan Sektör Bilançoları Değerlendirme Raporları üzerine inşa edilmiştir (TCMB, 2014; 2016; 2020). Bu raporlarda firmaların aktif-pasif yapısı, finansman dengesi, karlılık oranları gibi göstergeler NACE Rev. 2 sınıflandırmasına göre sunulmaktadır. Ancak söz konusu raporlar genellikle nominal değerler üzerinden analiz yapmakta, enflasyon arındırması sınırlı kalmaktadır.

Madencilik sektörüne özgü çalışmalar arasında TOBB Türkiye Madencilik Meclisi'nin yıllık gelişim raporları (TOBB, 2020) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın strateji belgeleri öne çıkmaktadır. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın yıllık Petrol ve Doğal Gaz Sektör Raporları (TPAO, 2023) ise enerji-arama faaliyetlerinin nicel boyutunu ortaya koymaktadır.

Deflatör seçimi metodolojik tartışmasında, IMF (2009) tarafından önerilen ulusal hesaplar metodolojisi, varlık ve yükümlülük büyüklükleri için üretici fiyat endekslerinin tüketici fiyat endekslerine tercih edilmesini önermektedir. Bu çalışma söz konusu metodolojik öneriyi Türkiye madencilik sektörü bağlamında ampirik olarak test etmektedir.

3. Veri ve Yöntem

3.1. Veri Kaynakları

Çalışmada üç temel veri seti kullanılmıştır. İlki, TCMB Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS) üzerinden elde edilen Sektör Bilançoları verileridir. Madencilik sektörünün dört alt kolunun pasif (kaynaklar) toplamları aşağıdaki seri kodlarıyla derlenmiştir:

Seri Kodu Alt Sektör Açıklama
TP.SEKBIL3111.05 NACE 05 Kömür ve Linyit Çıkartılması
TP.SEKBIL3111.07 NACE 07 Metal Cevherleri Madenciliği
TP.SEKBIL3111.08 NACE 08 Diğer Madencilik ve Taş Ocakçılığı
TP.SEKBIL3111.09 NACE 09 Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri

İkinci veri seti, B-Madencilik sektörünün çalışan kişi başına üretim endeksidir (TP.UREN.K02.2021, 2021=100). Üçüncü veri seti ise deflatör olarak kullanılan Tüketici Fiyat Endeksi ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi'dir (her ikisi de TÜİK kaynaklı, 2003=100, yıllık ortalama). Tüm seriler yıllık frekansta ve 2009-2023 dönemini kapsamaktadır. Üretim endeksi için 2025 yılına kadar veri mevcuttur.

3.2. Yöntem

Nominal değerlerin reel hale getirilmesi için klasik deflate formülü uygulanmıştır:
Reel(t) = Nominal(t) × [Endeks(baz) / Endeks(t)]

Baz yıl olarak 2023 ortalama fiyatları seçilmiştir. Bileşik yıllık büyüme oranları (CAGR) ise şu formülle hesaplanmıştır:
CAGR = (V_son / V_baş)^(1/n) − 1

burada n = 14 yıl, V_baş = 2009 değeri, V_son = 2023 değeridir. Analiz hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE deflatörü ile paralel olarak yapılmış, iki yöntemin ürettiği sonuçlar karşılaştırılmıştır. Kompozisyon analizinde alt sektörlerin toplam pasif içindeki payları (%), eğilim analizinde ise yıllık reel değişim oranları (YoY) kullanılmıştır.

4. Bulgular

4.1. Sektörün Genel Görünümü

Şekil 1, Yİ-ÜFE ile deflate edilmiş alt sektör pasiflerinin yığılmış sütunlarını ve sektörün verimlilik göstergesi olan çalışan kişi başına üretim endeksini birlikte sunmaktadır. Toplam reel pasif 2009'da yaklaşık 315 milyar TL düzeyindeyken, 2023 yılında 571 milyar TL'ye ulaşmış; dönem genelinde yıllık ortalama %4,4 reel büyüme kaydetmiştir. Verimlilik endeksi 2009-2021 arasında 78,5'ten 100'e yükselmiş, 2022-2023'te düşüş yaşamış ve 2024-2025'te toparlanma eğilimine girmiştir.

Şekil 1. Alt Sektör Pasifleri (Yİ-ÜFE Reel, 2023 fiyatları) ve Çalışan Kişi Başına Üretim Endeksi, 2009-2023.

4.2. Deflatör Tercihi: TÜFE ve Yİ-ÜFE Karşılaştırması

Çalışmanın metodolojik bulgularından biri, deflatör tercihinin reel analizin sonuçlarını ne ölçüde etkilediğidir. Şekil 2, Yİ-ÜFE/TÜFE oranının zaman içindeki gelişimini göstermektedir. 2009-2017 döneminde iki endeks birbirine yakın seyretmiş (oran 0,92-1,06 bandında), ancak 2018 sonrası belirgin bir ayrışma başlamıştır. 2022 yılında oran 1,70'e yükselerek üretici enflasyonunun tüketici enflasyonunun %70 üzerinde gerçekleştiğini ortaya koymuştur. Bu durumun temel nedenleri arasında TL değer kaybı, ithal hammadde ve enerji fiyatlarındaki sert artışlar yer almaktadır.

Şekil 2. Yİ-ÜFE / TÜFE Oranının Zaman Serisi Gelişimi, 2009-2023.
Şekil 3, dört alt sektör için her iki yöntemle hesaplanan reel patikaları yan yana sunmaktadır. Renkli gölgeli alan iki yöntem arasındaki farkı görselleştirmektedir. Özellikle 05 (Kömür-Linyit) ve 07 (Metal Cevherleri) alt sektörlerinde Yİ-ÜFE bakışı, zirvenin TÜFE'ye göre daha erken (2017 civarında) gerçekleştiğini ve sonrasında sert bir reel daralma yaşandığını ortaya koymaktadır.

Şekil 3. Alt Sektörlerin TÜFE-Reel ve Yİ-ÜFE-Reel Patikaları (Mr TL, 2023 fiyatları).

4.3. Yapısal Dönüşüm: Sektörün İç Kompozisyonu

Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri sektörün iç kompozisyonundaki radikal dönüşümdür. Şekil 4, 2009 ve 2023 yıllarında alt sektörlerin toplam pasif içindeki paylarını göstermektedir. Kömür ve Linyit alt sektörünün payı %30'dan %10'a gerilemiş; buna karşın Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri'nin payı %7'den %34'e yükselerek sektörün en büyük kalemine dönüşmüştür.

Şekil 4. Alt Sektörlerin Toplam Reel Pasif İçindeki Payı: 2009 ve 2023.

4.4. Bileşik Büyüme Oranları

Tablo 2, alt sektörlerin 14 yıllık (2009-2023) bileşik yıllık büyüme oranlarını üç farklı yöntem ile sunmaktadır.

Alt Sektör Nominal CAGR TÜFE-Reel CAGR Yİ-ÜFE-Reel CAGR
05 — Kömür ve Linyit Çıkartılması %17,2 %0,1 −%3,6
07 — Metal Cevherleri Madenciliği %28,0 %9,3 %5,2
08 — Diğer Madencilik ve Taş Ocakçılığı %23,7 %5,6 %1,7
09 — Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri %42,3 %21,6 %17,0
TOPLAM %28,7 %8,4 %4,4

Tablo 2. Alt Sektörlerin Bileşik Yıllık Büyüme Oranları (CAGR), 2009-2023.

Şekil 5. CAGR Karşılaştırması: Nominal, TÜFE-Reel ve Yİ-ÜFE-Reel.

5. Tartışma

5.1. NACE 09 Alt Sektörünün Yükselişi

Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri (NACE 09) alt sektörünün gösterdiği olağanüstü reel büyüme (yıllık %17), Türkiye'nin 2020 sonrası agresif enerji arama-üretim programı ile doğrudan ilişkilidir. Bu alt sektör, petrol ve doğal gaz çıkarımına yönelik sondaj hizmetleri, jeolojik etüt, sismik veri toplama, kuyu açma ve tamamlama gibi ihtisaslaşmış teknik hizmetleri kapsamaktadır (TÜİK, 2012).

Söz konusu büyümenin somut nedenleri arasında üç temel proje öne çıkmaktadır. İlki, Ağustos 2020'de TPAO tarafından Sakarya Gaz Sahası'nda gerçekleştirilen 405 milyar metreküplük doğal gaz keşfidir; sonradan yapılan revizyonlarla rezerv 710 milyar metreküpe yükselmiştir (TPAO, 2023). İkincisi, Gabar Dağı'nda 2020'de başlatılan sismik araştırmalar sonucunda keşfedilen 150 milyon varillik petrol rezervi olup, bu saha 2022'de dünyada karalarda keşfedilen en büyük 10 petrol sahası arasında yer almıştır. Üçüncüsü ise 2022 yılında Türkiye'de 54 aktif sondaj kulesi ile Avrupa'nın en yoğun sondaj programının yürütülmüş olmasıdır.

5.2. Kömür ve Linyit Alt Sektörünün Reel Daralması

NACE 05 alt sektörünün Yİ-ÜFE bakışıyla yıllık %3,6 oranında reel daralması, küresel düzeyde fosil yakıtlardan uzaklaşma trendiyle uyumludur. Ancak Türkiye'nin kömür-linyit alt sektörü, bu küresel eğilimin yanı sıra yapısal sorunlar (verimsiz işletmeler, ekonomik fizibilitesi düşük rezervler, çevresel düzenleme baskıları) da yaşamaktadır. Sektörün toplam pasif içindeki payının %30'dan %10'a düşmesi, bu yapısal zayıflığın net bir göstergesidir.

5.3. Deflatör Seçiminin Metodolojik Önemi

Çalışmanın metodolojik bulguları, bilanço analizlerinde deflatör tercihinin sonuçları nasıl kökten değiştirebileceğini göstermektedir. TÜFE ile bakıldığında SEKBIL_05 alt sektörü yıllık %0,1 ile neredeyse sıfır büyüme göstermekteyken, Yİ-ÜFE ile bakıldığında %3,6 yıllık reel küçülme ortaya çıkmaktadır. Bu farkın nedeni, üretici fiyatlarının özellikle 2021-2023 döneminde tüketici fiyatlarından çok daha hızlı artmasıdır. Bilanço kalemleri firmanın faaliyet ortamıyla ilgili olduğundan ve madencilik gibi ithal-girdi yoğun sektörlerin maliyet yapısı üretici fiyatlarıyla daha doğrudan ilişkili olduğundan, Yİ-ÜFE bu tür analizler için daha uygun bir deflatördür (IMF, 2009).

5.4. Verimlilik ve Pasif Büyüklük Arasındaki İlişki

Sektörün çalışan kişi başına üretim endeksi ile reel pasif büyüklüğü arasında güçlü bir pozitif korelasyon gözlenmemektedir. 2022-2023 döneminde verimlilik düşerken finansal pasifler nominal olarak şişmiş; bu durum büyük olasılıkla TL değer kaybının yarattığı yabancı para cinsi yükümlülük artışından kaynaklanmaktadır. Bu bulgu, sektörün finansal pozisyonunun yalnızca operasyonel performans tarafından değil, makro-finansal koşullar tarafından da şekillendiğine işaret etmektedir.

6. Sonuç ve Öneriler

Bu çalışma, Türkiye madencilik sektörünün 2009-2023 dönemindeki gelişimini reel bazda analiz ederek nominal verilerin yarattığı yanılsamayı ortaya koymuştur. Bulgular, sektörün üç temel dönüşüm geçirdiğini göstermektedir. Birincisi, nominal anlamda 28 katı büyüyen sektörün reel büyümesi yıllık %4,4 ile sınırlı kalmıştır. İkincisi, bu mütevazı büyümenin neredeyse tamamı Madenciliği Destekleyici Hizmet Faaliyetleri alt sektöründen gelmiş; geleneksel madencilik alt sektörleri durağanlaşmış ya da küçülmüştür. Üçüncüsü, sektörün karakteri toprak çıkarmaktan yer altı kaynak arama ve sondaj hizmetlerine doğru kaymıştır.

Politika önerileri açısından, Türkiye madencilik sektörünün enerji arama-üretim faaliyetlerine olan yüksek bağımlılığı bir risk faktörü olarak değerlendirilmelidir. Sakarya gaz sahası ve Gabar petrol projelerinin yarattığı talep yavaşladığında, sektörün büyüme dinamikleri ciddi şekilde zayıflayacaktır. Bu nedenle metal cevherleri madenciliği başta olmak üzere diğer alt sektörlerde de yapısal reform ve teknoloji-yoğun büyüme stratejilerinin geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Ayrıca, Kömür ve Linyit alt sektörünün reel olarak küçülmesi, sektörün adil dönüşüm çerçevesinde yeniden yapılandırılması gerektiğine işaret etmektedir.

Metodolojik açıdan, çalışma sektörel bilanço analizlerinde Yİ-ÜFE'nin TÜFE'ye kıyasla daha uygun bir deflatör olduğunu ampirik olarak desteklemektedir. Bu bulgu, gelecek çalışmalar için deflatör tercihinin bilinçli ve açıkça gerekçelendirilmiş olması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Çalışmanın bazı kısıtları bulunmaktadır. Birincisi, analiz pasif (kaynaklar) toplamlarıyla sınırlıdır; aktif kalemlerinin ve kâr-zarar göstergelerinin de incelenmesi daha bütünsel bir değerlendirme sağlayabilirdi. İkincisi, sektör bilançosu verileri yıllık frekanstadır ve daha yüksek frekanslı analizlere izin vermemektedir. Üçüncüsü, alt sektör düzeyinde firma ölçeği kırılımları kullanılmamıştır. Gelecek çalışmalar bu kısıtları aşacak şekilde tasarlanabilir.

Kaynakça

IMF — International Monetary Fund (2009). Producer Price Index Manual: Theory and Practice. Washington, DC: International Monetary Fund.

TCMB — Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (2014). Sektör Bilançoları Değerlendirme Raporu (2011-2013). Ankara: TCMB.

TCMB — Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (2016). Sektör Bilançoları Değerlendirme Raporu (2013-2015). Ankara: TCMB.

TCMB — Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (2020). Sektör Bilançoları Değerlendirme Raporu. Ankara: TCMB. Erişim: https://www.tcmb.gov.tr
TCMB EVDS — Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (2024). Sektör Bilançoları ve İmalat Sanayi Verileri. Erişim: https://evds2.tcmb.gov.tr
TOBB — Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (2020). Türkiye Madencilik Sektörü Gelişim Raporu — 2020. Ankara: TOBB Türkiye Madencilik Meclisi.

TPAO — Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (2023). 2023 Petrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu. Ankara: TPAO. Erişim: https://www.tpao.gov.tr
TÜİK — Türkiye İstatistik Kurumu (2012). NACE Rev. 2 Ekonomik Faaliyet Sınıflaması. Ankara: TÜİK.

TÜİK — Türkiye İstatistik Kurumu (2024a). Tüketici Fiyat Endeksi, 2003=100. Erişim: https://data.tuik.gov.tr
TÜİK — Türkiye İstatistik Kurumu (2024b). Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, 2003=100. Erişim: https://data.tuik.gov.tr

Paylaş
İlgili Yazılar

TÜRKİYE'NİN ALTIN REZERVLERİ

20.05.2026