Ömer Günay. Maden Mühendisi </> Avukat
Maden Mühendisliği — 28.05.2026

Türkiye Madencilik Sektöründe Faaliyet Büyüklüklerinin Değişimi

Bu çalışma, Türkiye madencilik ve taşocakçılığı sektörünün son on yıllık dönemde gösterdiği gelişimi üç ayrı boyutta incelemektedir: üretim hacmi, ekonomi içindeki ağırlık ve işletmelerin sayısal ile yapısal görünümü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanan inceleme, sektörün reel üretiminin 2015–2021 döneminde belirgin biçimde arttığını, ancak bu büyümenin ne ekonomideki payına ne de işletme sayısına yansıdığını ortaya koymaktadır. Sektör, üretim artışını yeni firmalar veya yeni istihdam yaratarak değil, mevcut yapının daha yoğun çalışmasıyla gerçekleştirmiştir. İşletme yapısı ise çok sayıda mikro ölçekli girişim ile az sayıda büyük ölçekli işletmenin bir arada bulunduğu ikili (dual) bir görünüm sergilemektedir.
Okumaya devam et
Okuma Süresi: 7 Dk | Kategori: Maden Mühendisliği

Türkiye Madencilik Sektöründe Faaliyet Büyüklüklerinin Değişimi

Özet

Bu çalışma, Türkiye madencilik ve taşocakçılığı sektörünün son on yıllık dönemde gösterdiği gelişimi üç ayrı boyutta incelemektedir: üretim hacmi, ekonomi içindeki ağırlık ve işletmelerin sayısal ile yapısal görünümü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanan inceleme, sektörün reel üretiminin 2015–2021 döneminde belirgin biçimde arttığını, ancak bu büyümenin ne ekonomideki payına ne de işletme sayısına yansıdığını ortaya koymaktadır. Sektör, üretim artışını yeni firmalar veya yeni istihdam yaratarak değil, mevcut yapının daha yoğun çalışmasıyla gerçekleştirmiştir. İşletme yapısı ise çok sayıda mikro ölçekli girişim ile az sayıda büyük ölçekli işletmenin bir arada bulunduğu ikili (dual) bir görünüm sergilemektedir.

1. Giriş

Madencilik, sanayinin hammadde ihtiyacını karşılayan ve dış ticarete katkı sağlayan stratejik bir sektördür. Türkiye, dünyada ticareti yapılan madenlerin önemli bir bölümüne kaynak olarak sahip olmasına ve maden çeşitliliği bakımından dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunmasına rağmen, sektörün ekonomideki ağırlığı sınırlı düzeyde kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sektördeki faaliyet büyüklüklerinin zaman içindeki değişimini farklı göstergeler üzerinden değerlendirmektir.

İnceleme üç temel soruya odaklanmaktadır: Sektörün reel üretimi nasıl gelişmiştir? Bu gelişim ekonomideki ağırlığa nasıl yansımıştır? Sektörü oluşturan işletmelerin sayısı ve büyüklük yapısı nasıl bir seyir izlemiştir? Bu sorular, sektörün yalnızca büyüklüğünü değil, büyüme biçimini de anlamayı amaçlamaktadır.

2. Veri ve Yöntem

Çalışmada kullanılan veriler tümüyle resmi kaynaklardan derlenmiştir. Üretim gelişimi için TÜİK Sanayi Üretim Endeksi (2021=100), ekonomik ağırlık için TÜİK Yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) istatistikleri (cari fiyatlarla, MTA Genel Müdürlüğü derlemesi yoluyla) ve işletme yapısı için TÜİK İş Kayıtları temelli girişim istatistikleri esas alınmıştır.

Metodolojik uyarı: Üretim endeksi fiziksel üretim hacmini ölçer ve enflasyondan bağımsızdır; GSYH payı ise cari fiyatlarla hesaplanan oransal bir göstergedir. İki gösterge farklı şeyleri ölçtüğünden, aralarındaki ayrışma yöntemsel bir hata değil, gerçek bir ekonomik olgudur. Ayrıca girişim sayısı verilerinde İş Kayıtları ile Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri farklı tabanlar kullandığından, karşılaştırmalar aynı kaynak içinde tutulmuştur.

3. Üretim Hacminin Gelişimi

Madencilik ve taşocakçılığı sektörünün reel üretim hacmi, 2015–2021 döneminde belirgin bir büyüme göstermiştir. Sanayi üretim endeksi, 2015 yılındaki 77,3 düzeyinden 2021 yılında tarihsel zirvesi olan 100,0 düzeyine yükselmiş; bu, yaklaşık yüzde 30 oranında bir reel üretim artışına karşılık gelmektedir. Büyüme düz bir çizgi izlememiş, üç evreye ayrılmıştır.

İlk evre olan 2015–2016 döneminde üretim 77 bandında durağan seyretmiştir. İkinci evrede, 2017–2021 arasında güçlü bir tırmanış yaşanmış ve sektör 2021'de zirveye ulaşmıştır; 2020 yılında pandemiye rağmen üretimin neredeyse hiç gerilememesi, sektörün dış şoklara karşı dayanıklılığını göstermektedir. Üçüncü evrede, 2022–2025 arasında üretim zirveden gerilemiş, 2023'te 91,6'ya inmiş, ardından 2024–2025'te kısmen toparlanarak 98,6'ya çıkmış ancak 2021 seviyesini henüz aşamamıştır.

Şekil 1. Madencilik üretim endeksi, yıllık ortalamalar (TÜİK, Sanayi Üretim Endeksi, 2021=100).

4. Ekonomi İçindeki Ağırlık: GSYH Payı

Üretim hacmindeki bu artış, sektörün ekonomi içindeki ağırlığına aynı ölçüde yansımamıştır. Madenciliğin GSYH içindeki payı 2017'de yüzde 0,90 iken 2022'de yüzde 1,36 ile dönemin zirvesine ulaşmış, 2023'te ise yüzde 1,02'ye gerilemiştir. Daha geniş bir perspektifte sektörün payı uzun yıllar boyunca yüzde 1 civarında, dar bir bantta kalmıştır.

Buradaki kritik bulgu, üretim ile pay arasındaki ayrışmadır. 2017–2021 döneminde iki gösterge birlikte yükselmiştir. Ancak 2022 sonrasında bir makas açılmış; üretim yalnızca hafif gerilerken GSYH payı sert biçimde düşmüştür. Bu, payın düşüşünün üretim azalmasından değil, esas olarak ekonominin geri kalanının (özellikle yüksek enflasyon ortamında diğer sektörlerin nominal değerinin) daha hızlı büyümesinden kaynaklandığını göstermektedir. Sonuç olarak madencilik mutlak anlamda üretimini artırmış, fakat ekonomideki görece yerini yükseltememiştir.

Şekil 2. Madenciliğin GSYH içindeki payı (TÜİK Yıllık GSYH, cari fiyatlarla; MTA derlemesinden hesaplanmıştır).

Tablo 1. Madenciliğin GSYH İçindeki Payı (Cari Fiyatlarla)

Yıl Madencilik Katma Değeri (Bin TL) GSYH Payı (%)
2017 28.159.268 0,90
2018 38.079.496 1,01
2019 48.190.245 1,12
2020 59.234.102 1,17
2021 96.748.671 1,33
2022 204.676.746 1,36
2023 270.029.989 1,02

5. İşletme Sayısı ve İstihdamın Gelişimi

Sektörün büyüme biçimine ilişkin en açıklayıcı bulgular, işletme sayısı ve istihdam verilerinden gelmektedir. İş Kayıtları verilerine göre madencilik ve taşocakçılığı sektöründeki girişim sayısı 2013 yılında 4.853 iken, 2022 yılında 5.254'e yükselmiştir. On yıllık bu dönemde artış yalnızca yüzde 8,3 düzeyinde kalmış; hatta 2015 yılında geçici bir düşüş yaşanmıştır. İstihdam ise daha da durağan bir görünüm sergilemiş, dönem başında yaklaşık 140 bin kişi iken dönem sonunda yine aynı düzeyde gerçekleşmiş (yüzde 0,1'lik ihmal edilebilir bir değişim), ortada bir miktar gerileyip yeniden toparlanmıştır.

Girişim başına düşen çalışan sayısı 2013'te 29,0 iken 2022'de 26,8'e gerilemiştir. Bu üç bulgu birlikte değerlendirildiğinde, sektörün üretim artışını ne yeni firma girişiyle ne de istihdam genişlemesiyle sağladığı; bunun yerine mevcut işletme yapısının daha verimli ve yoğun çalışmasıyla gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Bu durum, madenciliğin olgunlaşmış ve görece konsolide bir sektör olduğuna işaret etmektedir.

Şekil 3. Madencilik girişim sayısı ve istihdamı (TÜİK İş Kayıtları, sektörlere göre girişimlerin ekonomik göstergeleri).

Tablo 2. Madencilik Girişim Sayısı ve İstihdamı (NACE B)

Yıl Girişim Sayısı İstihdam Girişim Başına Çalışan
2013 4.853 140.713 29,0
2014 4.979 138.897 27,9
2015 4.735 132.101 27,9
2016 4.879 126.392 25,9
2017 5.022 132.614 26,4
2018 5.060 135.402 26,8
2019 5.061 127.573 25,2
2020 4.996 123.937 24,8
2021 5.127 133.003 25,9
2022 5.254 140.552 26,8

6. Faaliyet Büyüklüklerine Göre Yapı

Sektörün işletme yapısı, büyüklük gruplarına göre incelendiğinde belirgin biçimde ikili bir görünüm sunmaktadır. 2024 yılı İş Kayıtları verilerine göre madencilik ve taşocakçılığı sektöründe toplam 7.082 girişim bulunmaktadır. Bu girişimlerin yüzde 55,9'u mikro ölçekli (1-9 çalışan), yüzde 22,8'i çalışanı bulunmayan (0 grubu), yüzde 15,1'i küçük (10-49), yüzde 4,9'u orta (50-249) ve yalnızca yüzde 1,2'si büyük ölçekli (250+ çalışan) işletmelerden oluşmaktadır.

Bu dağılım, sektörün sayısal olarak ezici biçimde küçük işletmelerden oluştuğunu göstermektedir. Ancak sayısal ağırlık ile ekonomik ağırlık birbirinden keskin biçimde ayrışmaktadır: sayıca yüzde 1'in biraz üzerinde olan büyük ölçekli işletmeler, sektör istihdamının ve cirosunun çok büyük bir bölümünü tek başına taşımaktadır. Yani sektör, çok sayıda küçük oyuncunun istatistiksel kalabalığı ile az sayıda büyük oyuncunun ekonomik hâkimiyetinin bir arada bulunduğu bir yapı sergilemektedir.

Şekil 4. Madencilik girişimlerinin büyüklük gruplarına göre dağılımı, 2024 (TÜİK İş Kayıtları).

Tablo 3. Büyüklük Gruplarına Göre Madencilik Girişim Sayısı, 2024

Büyüklük Grubu (Çalışan) Girişim Sayısı Pay (%)
Çalışansız (0) 1.616 22,8
Mikro (1-9) 3.960 55,9
Küçük (10-49) 1.072 15,1
Orta (50-249) 348 4,9
Büyük (250+) 86 1,2
Toplam 7.082 100,0

7. Sonuç ve Değerlendirme

Bu çalışmanın bulguları, Türkiye madencilik sektörünün büyüme biçimine ilişkin tutarlı bir tablo ortaya koymaktadır. Sektör 2015–2021 döneminde reel üretimini yaklaşık yüzde 30 artırmış, ancak bu büyüme ekonomideki ağırlığa (GSYH payı yüzde 1 civarında sabit), işletme sayısına (on yılda yalnızca yüzde 8 artış) ve istihdama (neredeyse değişmedi) yansımamıştır.

Bu görünüm üç temel sonuca işaret etmektedir. Birincisi, sektör üretim artışını kapasite ve verimlilik yoluyla, mevcut yapı içinde gerçekleştirmiştir; yeni oyuncu girişi sınırlıdır. İkincisi, sektör olgun ve konsolide bir yapıya sahiptir; firma sayısı ve istihdam durağandır. Üçüncüsü, işletme yapısı çok sayıda mikro firma ile az sayıda büyük firmanın bir arada bulunduğu, ekonomik ağırlığın büyük ölçekli işletmelerde yoğunlaştığı ikili bir görünüm sergilemektedir.

Sektörün ekonomideki payının uzun yıllardır yüzde 1 bandında kalması, sahip olunan kaynak çeşitliliği ve üretim potansiyeli düşünüldüğünde, madenciliğin ekonomik potansiyelini henüz tam olarak değere dönüştüremediğini düşündürmektedir. Bu, sektörün büyüklük yapısının niceliksel olmaktan çok niteliksel (verimlilik ve katma değer odaklı) bir dönüşüme ihtiyaç duyduğuna ilişkin bir tartışma alanı açmaktadır.

Kaynaklar

  1. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), Sanayi Üretim Endeksi (2021=100), Madencilik ve Taşocakçılığı (NACE Rev.2, Kısım B), aylık veriler, Veri Portalı.
  2. TÜİK, Yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla İstatistikleri (cari fiyatlarla, iktisadi faaliyet kollarına göre), 2017–2023.
  3. TÜİK, İş Kayıtları temelli Girişim İstatistikleri; Sektörlere Göre Girişimlerin Ekonomik Göstergeleri, 2013–2022.
  4. TÜİK, Ekonomik Faaliyet ve Büyüklük Grubuna Göre Girişim İstatistikleri, 2024.
  5. MTA Genel Müdürlüğü, Bilgi Merkezi, Madenciliğin GSYH İçindeki Payı (TÜİK Yıllık GSYH verisinden derlenmiştir).

Not: Tüm veriler resmi TÜİK ve MTA kaynaklarından derlenmiştir. Üretim endeksi reel hacmi, GSYH payı cari fiyatlarla oransal ağırlığı ölçer; iki gösterge farklı olguları yansıttığından doğrudan eşitlenmemiştir.

Paylaş
İlgili Yazılar

Türkiye’de Madencilik Ekonomisi ve Kamu Gelirlerinin Analizi: 2011–2024 Dönemi Devlet Hakkı Gelirlerinin Yapısal Karakteristiği ve Mevzuat Etkisi

24.05.2026

Türkiye Madencilik Sektörünün Yapısal Dönüşümü: Sektör Bilançoları Üzerinden 2009-2023 Dönemi Reel Analizi

22.05.2026

TÜRKİYE'NİN ALTIN REZERVLERİ

20.05.2026